Drug preguntas

Ve kaldır başını…

Bana Dair... 2 Comments »

Amansız bir yürüyüş var bu gece…

Ve kaldır başını…karşıda insan var…

Ben yani içinizde dolaşan korkak vicdanınız buradayım güzel olduğunun yalanına inanan bütün kızların tam karşısında…Bu sefer söz kaçmak,saklanmak ölmeye niyetlenmek yok…

Eğer yeni bir kadına aynı şiirler yazılacaksa…yüzleşmenin vakti bu vakittir…bilmek isteyenlerle bilmeyenlerin bir olmadığı dünya için baş eğmelerin her türlüsüne yasak geldi bu gece…

kırmızı ojelilerin gözlerinden kir,örtülülerin fazla gelen pudrasından nefret ayıklamak düştü payıma…Acilen nepotan akrabalarım olmadan bir hücre bulmalıyım kendime…Tövbenin ayıp sayıldığı şehirde bir günah çıkarma hücresi…Ancak böyle öğütebilirim elde kalan taşlarımı…

Bunların üstüne pandoranın son mirasını onun tebessümünde göremeyip, her şeye ve herkese karşı kaybetsem de biliyorum ki ancak kaybedenler şereflidir…

Tags:

031209 0808 237 660

Bana Dair... No Comments »

“Sabah şairin üstüne saldırıyor…”

şair olmadığım içindir beklide günün benimle dalga geçişi…

ve gecekondu yutan bulutların kıskandırıcı raks edişleri…

Vakit gelmiştir…

bilgeliğimi bir kart okuyuşunda bırakırım…

“031209 0808 237 660”

çünkü her atkılı ihtiyar bilir ki devlet elinin değdiği her içeri biraz daha soğuktur her dışarıdan…

Bir şeyler yapmalıdır artık…

bir intikamın filizlenmesi için, alyanslarını karartan her kadına bakışlar atılır…

burada,yarın,orada,bugun yaşamak adına..

bıyığından utanmazlar yasin-i şerif okurken, zenciler bana kulak verirse kurtulabilirim…

Ama onlar hep kaçtılar

gözlerini kapattığında uyuduğunu sanıpta ölmeyi beceremeyenlerin arasından kaçtılar…

Tags:

başörtülü kızları üniversiteye almayın…

Bana Dair... 2 Comments »

Belki de bilmediklerim kadar bildiğim olmadığı içindir her şey deki bu yarımlık…

Ve ben belki bu yüzden şehrin devrik cümlelerinden kaçmak için her gece yollara düşüyorum…

Oysa kaçmak neleri değiştirir ,

Tuniklerinin üstünde taşıdıkları bez parçalarıyla modayı yakalayan kızlara daha az boş sözler söyletir mi?

Peki sustum…

Senin sırlarını herkesle, beyaztürklerle ,devrimcilerle, islamcılarla duymanın ağırlığında ezilme derslerinde de susarak anlaştığımız aklıma geliyor susuyorum…

Ama fışkırmaktan vazgeçmiyorum…

Ve aşkım ve yalnızlığım ve sen piyasa koşullarında devalüasyon geçiriyor her şey karşısında küçülen yine ben oluyorum…

Keşkelerimi duyamadığına belki seviniyor belki üzülüyorsun ama bu yetkililerden olan dileğimden vazgeçirmiyor beni..

“başörtülü kızları üniversiteye almayın”

bu kötülüğü ne bize ne onlara yapın

ki biz susarak anlaşmaya devam edebilelelim….

Tags:

Ah Talia;

Kategorilenmemiş 2 Comments »

Yazamıyorum

Kalbimi mağlup eden halinden beri

elimde olan kelimelerin hiç birinde sen yoksun ve ben onları bir araya getiremiyorum…

Anlayacağın yarın sabah kalem ve kağıt süresi belirsiz bir tatile çıkıyor…

Ve ben bu gece

yürüyorum haddini bilmeyen kısraklar gibi çatlarcasına yürüyorum…

Attığım her adımın

hayatımın işlenmiş , işlenmemiş bir günahı olması niyetindeyim

Bakma öyle Talia… Kararlıyım

Gördüğüm herkes birbirlerine belki yalan belki gerçek gülüşler atıyorlar, onların arasına katılmak için ettiğim niyetin ardından sen ellerimden tutuyorsun…

Yalvarırım yapma…
Beğendim devamını okumak istiyorum diyorsanız tıklayın »

Ben hala aynı adamım…

Bana Dair... No Comments »

İtiraz ediyorum hakim… Söz istiyorum…

Ben hala aynı adamım…

El ve alem kardeşlerin hakkımda vermiş oldukları beyanatları unutun… Ve bir dakika olsun beni saygı duruşunda dinleyin…

Her şeyi baştan yani en baştan anlatsam belki içiniz daha rahat eder…

Adem ve Havva’nın dünya vizesi olan yasak meyveden nefretle bahsederken, ne Harun Yahya ya güveniyorum ne de Darvin’e karşı bir kinim var…

Şimdiden efkar bastı –69 TL– yok hayır tütüne başlamadım… Halbuki ne kadar isterdim sizleri aklımda öldürecek bir Bafra sigarası…
Beğendim devamını okumak istiyorum diyorsanız tıklayın »

Tags:

Ne Şeytanı Gör Ne Salavat Getir

Hayata Dair... No Comments »

Hoş buldum..Hoş buldum..Sağ olun…İyiyim iyiyim şükür…

Durun anlatacağım bir soluklanayım…

Dilim damağıma yapıştı…Bir bardak su rica etsem…

Ohh dünya varmış..Ha şimdi..

Yiyip içtiklerim dilimin altında bakla olarak bekleye dursun, ben size en iyisi beyaz körlükten arınmış gözlerimle gezip gördüklerimden bahsedeyim…(Ağzımdan kaçırırsam kızmaca yok.)

Görüp göreceklerimin beklide en önemlisiyle daha yola çıkmadan karşılaştım…Tam kapının eşiğine adım atmış gidiyordum ki..Bilin bakalım kime yakalandım?
Beğendim devamını okumak istiyorum diyorsanız tıklayın »

Tags:

Dinlenemeyen Gözler…

Hayata Dair... 1 Comment »

Yatıyorum

Ama uyku muyku yok, numaradan işte

Tavandaki sivrisinekleri sayma işim bitince, balkona transit geçiş yapıyorum…

Yalan konuşma Kenan,hava da aşk kokusu falan yok…
Beğendim devamını okumak istiyorum diyorsanız tıklayın »

Tags:

Vicdanın Var Derdin Var…

Hayata Dair... 3 Comments »

İnsanlar kötülüğü, arzuları kuvvetli olduğundan dolayı değil, vicdanları zayıf olduğundan dolayı yaparlar…John Stuart Mill

Hoş geldiniz…

Hoş geldiniz siz yazı başındakiler ve kulaktan dolma bilgilerle yetinenler…

Bir “Vicdanın Var Derdin Var” Programında daha sizlerle olmanın kıvancı içerisindeyiz…

Bu haftada Balzac’ın yanılmaz yargıç dediği vicdanımızı öldürmek için bir adım daha atacağız…

Hızımızı  hiç kaybetmeden sizinle mutlu bir haberi paylaşmak istiyorum;

Geçtiğimiz hafta Cuma günü bir çok yardım vakfının başkanlığından tanığımız –hay tanımaz olaydık- “Hayrettin Elibol” yaşamını yitirdi….

Şak Şak Şak Şak Şak…
Beğendim devamını okumak istiyorum diyorsanız tıklayın »

Tags:

Ben bu oyunu bozarım…

Karıncalanma... 1 Comment »

Birazda sizin için bu yapılanlar arkadaşlar.Biz Çavuş’un kirli çamaşırlarına göz yumsaydık ne gerek vardı kan dökmeye gül gibi geçinir giderdik.O zaman sizin ensenizdeki yumruk katmerli olurdu.

Burada vurulacak birisi vardi, onu da ben vurdum! Benim adim TATAR RAMAZAN gücün varsa gelip alsana!

Tags: ,

Eskişehir’den Kucak Dolusu Serzenişler…

Hayata Dair... 4 Comments »

Ne oldu? Nasıl oldu? Hiç Bilmiyorum…

—Gerçi bir proje lafı dolanıyor ortalıkta ama—

Beş çayı vaktinde bir baktık ki…

Şehirdeyiz…

Gerçi sütlü Rize çayı içmeye fırsat bulamadık ama Porsuk Çayı kokusuyla dolu “Yıldız Lokantasında” aldık soluğu.

İsim verdimse öyle gözünüzde büyütmeyin sakın…

Kaşıklarımızı, 70’li yıllardan kalma çorba kaselerimize , berduş arkadaşlarımızla salladık.

Salladık ama sitemkarca değil, eşitliğin ne olduğunu anlarcasına…

Artık “halden anlayanlar topluluğu”ydu adımız.
Beğendim devamını okumak istiyorum diyorsanız tıklayın »

Tags: , , , , ,